UYGULAMALARI VE ÖZEL SEZİN İLKÖĞRETİM OKULU ÖRNEĞİ

Ülkemizde 2005-2006 öğretim yılında yürürlüğe giren hayat bilgisi ve sosyal bilgiler dersi programları incelendiğinde, bu programlarda oluşturmacı (yapılandırmacı) bakış açısı dikkat çekmektedir.

Oluşturmacılığın tarihsel kökeni Sokrates’e kadar uzanır. Sokrates’in öğrencilerle çalışmayı çok sevdiği, oluşturmacılıkta önemli yeri olan eleştirel düşünceyi geliştirmek için öğrencilere sorularla rehberlik ettiği bilinmektedir. Sokrates, kendisine sorulan sorulara cevap vermekten çok soruyu soran için yeni sorular üretir. Sokrates’le konuşan gençler yargılamayı ve düşünmeyi öğrenir. Sokrates çelişkileri gizleyen perdeyi açarak gençleri gerçekleri aramaya yöneltir.

Oluşturmacı yaklaşımın teorik temellerini 1900’lü yılların başında Piaget, Vice ve Kahn atmaya çalışmışlardır. Bu yaklaşımın önde gelen teorisyenleri Piaget, Bruner, Ausubel, Vygotsky ve Dewey’dir. Oluşturmacılık bir öğretme yaklaşımı değil, bir öğrenme yaklaşımıdır. Öğrenme sorunu, problem çözme, kritik düşünme ve öğrencilerin aktif katılımı üzerine şekillenmiştir. Öğrenci yeni bir bilgiyle önceden olan bilgileri zihinde birleştirmelidir ve yeniden bilgi inşa etmelidir. Oluşturmacılık; bilgi, bilginin doğası, nasıl bildiğimiz ve bilginin yapılandırılması sürecinin nasıl bir süreç olduğu, bu sürecin nelerden etkilendiği gibi konularla ilgilenmekte ve eğitsel uygulamaları yönlendirmektedir. Oluşturmacı yaklaşımda öğretmen; öğrencilerin aktif katılımı için yardımcı olmalı, rehberlik etmeli, cesaret vermeli, öğrenciyi eleştirel düşünmeye teşvik etmeli, öğrenme etkinlikleriyle analiz ve sentez yapmaya yönlendirmelidir.

Aktif öğrenme; öğrenenin öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıdığı, öğrenene öğrenme sürecinin çeşitli yönleri ile ilgili karar alma ve öz düzenleme yapma fırsatlarının verildiği ve çeşitli öğretimsel işlerle öğrenenin öğrenme sırasında zihinsel yeteneklerini kullanmaya zorlandığı bir süreçtir. Aktif öğrenmenin kuramsal temelleri ise oluşturmacılığa (constructivism) dayanmaktadır.

Oluşturmacı yaklaşım temelinde öğrencilerden araştırma raporları, magazinler, fiziksel modeller, oyunlar, hikâyeler, şarkılar, röportajlar, film çalışmaları, danslar, resim, gravür, kil çalışmaları ürün olarak istenebilir. Bu ürünler değerlendirme sürecinde öğrencinin anlayışını ortaya koymaktadır.

Oluşturmacılık yaklaşımında;

  1. Öğrencilerin ön bilgisi, inançları, algılamaları ve kavram anlayışı anlamlı olmalıdır.
  2. Öğrencilerin bilişsel bilgisi, kendini düzenleme becerileri ve bilgilenmeleri için çaba harcanmalıdır.
  3. Tartışma sürecinde anlamlı paylaşma ortamları oluşturulmalıdır.
  4. Kavramlar ya da bilginin sunulmasında ve öğrenmede etkililiğin artırılması için çoklu ortam sunumları kullanılmalıdır.
  5. Doğal öğrenme süreci içerisinde; etkileşimli bilgi paylaşımını geliştirici, bilgi kullanımını özendiren ve öğrenme coşkusunu artıran öğretimsel yöntemler geliştirilmelidir.
  6. Öğrenci çalışmalarında süreci iyi izleyen oluşturmacı yaklaşıma uygun ölçme ve değerlendirme araçları kullanılmalıdır.

Bu temel ilkelerin dışında iletişim, bireycilik, sezgi, araştırma, üst düzey düşünme becerileri, disiplinler arası aktiviteler, esnek zaman programı, çoklu disiplinleri içeren problemler, öğrenci merkezli eğitim, açık uçlu problem çözme, orijinallik, geniş tabanlı temalar ve akran değerlendirmesi oluşturmacı (yapılandırmacı) yaklaşımın dikkat çeken diğer özellikleridir.

2005 -2006 öğretim yılında yürürlüğe giren hayat bilgisi ve sosyal bilgiler programının oluşturmacı (yapılandırmacı) yaklaşım temelli olduğunu makalemizin başında belirtmiştik. Özel Sezin İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler Zümresi olarak, “ders işlenişinde öğrenen ve etkinlik merkezli, becerileri geliştiren bir anlayışla beraber, alternatif değerlendirme yöntemlerinden performans ölçülmesi, gözlem, görüşme vb. araçları kullanmaktayız. Bu çalışmaların ve yaklaşımların temel amacı öğrencilerde; Sosyal Bilgiler alanındaki değişimi ve sürekliliği algılama, zaman ve kronolojiyi kavrama, problem çözme, karar verme, araştırma becerisi edinme, yaratıcı ve eleştirel bakış oluşturmayı sağlamanın yanında özellikle üst düzey zihinsel düşünme becerilerini geliştirmektir.

01-03 Kasım 2012 tarihinde okulumuzca gerçekleştirilen “Hattuşa Kültürel Mirasa Duyarlılık” projesi ilköğretim 6. sınıf öğrencilerimiz ile yapılan oluşturmacı yaklaşıma yönelik bir çalışmaydı. Öğrencilerin aktif olarak yer aldığı bu çalışmada öğrencilerimiz tarihi alanları görerek öğrenmiş oldu. Öğrencilerin sorgu aktiviteleri (Ortak metin ve soru oluşturma), öğrencilerin konu hakkındaki düşünmesini geliştirecek öğretmen, uzman ve akran diyalogları (Ortak grup çalışmaları ve ders paylaşımları), bilginin çok yönlü kaynağının açığa çıkarılmasını (Alan draması, bilgi yarışması, etkinlik kâğıtları, müzede kanıt bulma oyunu), öğrencilerin kavrayışlarını çeşitli şekillerde gösterecek fırsatları(gravür, resim çalışmaları, alanlardan alınan gerçek ve imitasyon kanıtlar) içermektedir. Öğrencilerin kendi düşünme şemalarını oluşturmak için araştırmaya dayalı ders yaklaşımı benimsenmiştir. Bunun için araştırmacı öğrenme yaklaşımı çalışmanın temelini oluşturmuştur.


Çorum Müzesi’nde “Kral Mezarları” nı büyük bir merakla inceliyoruz.


Öğrencilerimiz, müze ziyareti sonrası “Kanıt Avcıları” etkinliğini gerçekleştiriyorlar.