Türk Dili ve Edebiyatı derslerinin vazgeçilmez konularından ve dönemlerinden biri olan Divan Edebiyatı; sekiz yüz yıl edebiyatımızda hüküm sürmüş süslü anlatımı, edebi sanatları ve soyut güzelleriyle geçmişten günümüze kadar önemini korumuştur. Bu edebiyatı daha iyi kavrayabilmek için 10. sınıf öğrencileriyle İstanbul’un ilk ana caddesi olan “ Divan Yolu” na bir gezi düzenledik.

Vaktiyle seferden zaferle dönen imparatorların törenle karşılandığı ve resmigeçitlerin yapıldığı bu yolda gezimiz,  bir İstanbul aşığı olan Çelik Gülersoy’un İstanbul kitaplarını topladığı kendi adını taşıyan kütüphanesinden başlayan yürüyüşümüz;  III. Ahmet Çeşmesi, Alman Çeşmesi, At Meydanı, İbrahim Paşa Sarayı,  Cevri Kalfa Sübyan Mektebi, Firuzağa Camii önünden devam ederek Ziya Gökalp’in mezarı, Kubbealtı,  Çemberlitaş,  Sahaflar Çarşısı ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde son buldu.

Osmanlı kültür ve uygarlığı hakkında izlenimler edindiğimiz bu gezide Divan Edebiyatı’nın alt yapısını oluşturan sosyal, kültürel ve mimari özellikler hakkında bilgler edindik.  Binlerce el yazması kitabın bulunduğu Süleymaniye Kütüphanesi Mimar Sinan’ın olağanüstü mimarlık dehasını göstermesi yönüyle de hepimizi büyüledi.

Bu gezi günümüzden geçmişe zaman tünelinde yapılan sihirli bir yolculuktu.