“Hikâyeye, az kelime ile çok anlam sıkıştırabilir. Güzel yazılmış bir hikâye, değer bilenler için bir ziyafet; güç beğenenler için bir doyurmadır. Hikâye bir iksir, bir özettir. "
Cemal Süreya

Bu yıl sekizincisini gerçekleştirdiğimiz yarışmamıza, 2007 yılında “Bir Öykümüz Var” sloganıyla başladık. Çünkü bir öykümüz vardı herkese anlatacak, herkesle paylaşacak. Yazdığımız hikâyelerle içimize bir ayna tutmak, dış dünyayı ve insanları nasıl algıladığımızı göstermek istedik. Her yıl yarışmamızı farklı bir temayla gerçekleştirdik ve her geçen yıl bir adım öteye taşıdık.

Bu sene “GECE” temalı öykü yarışmamıza okulumuzdan 211 öykü katıldı. Bu öyküler edebiyat öğretmenlerimiz tarafından ön bir elemeden geçirildi ve jüriye gidecek öyküler belirlendi. Öyküler, Cezmi Ersöz, İshak Reyna, Özlem Narin Yılmaz’dan oluşan bağımsız bir jüri tarafından “Türkçeyi kullanma gücü, kurgu becerisi, yaratıcılık, özgünlük, ilginçlik, anlatımda akıcılık, noktalama ve yazım kurallarına uygunluk” kriterlerine göre değerlendirildi.
İlk üçün yanı sıra 5 tane de başarı ödülü belirlendi.  Yarışmamıza değer katan ve emeği geçen jüri üyeleri başta olmak üzere herkese çok teşekkür ediyoruz.

ÖDÜLLER
Türkçeyi kullanma gücü, kurgusu, anlatımda akıcılığı ve tema ile ilişki kurması, "Hayatı ıskalama!" atmosferini yaratması, özellikle kendine güvenli, kısa cümleli anlatımıyla, dünyalı bir karakteri yaşar kıldığı için,
ECE ŞENGÖZ,
"PARİS GARINDA SABAHA KARŞI" adlı öyküsüyle birinciliğe layık bulunmuştur.

Türkçeyi kullanma gücü, kurgusu, anlatımda akıcılığı, zor bir konuyu edebi bir dil ile sunma çabası ve tema ile ilişki kurduğu için
SENA KAYRIN,
“KARADELİK” adlı öyküsüyle ikinciliğe layık bulunmuştur.

Özellikle masalla hayatın sert gerçeklerini aynı potada eritme cesareti ve zaman zaman gerçekten derinleşen saptamalarıyla, 
MEHMET ARCA ÖZÇOBAN,
 "KANATLI ÖZGÜRLÜK" adlı öyküsüyle üçüncülüğe layık bulunmuştur.

Dilsel zenginlik, üslup yaratma becerisi, Türkçeyi kullanma gücü, ifadelerindeki derinlik, kusursuz ve çağrışım gücü yüksek anlatımıyla,
BERİL TİMUÇİN,
“BOŞ YATAK” adlı öyküsüyle başarı ödülüne layık bulunmuştur.

Türkçeyi kullanma gücü, özgünlüğü, temaya felsefi ve psikolojik yaklaşımı ile
SİMAY BAŞİK,
“BEN GİTTİM KARGALAR GELDİ” adlı öyküsüyle başarı ödülüne layık bulunmuştur.

Özellikle kişilerini konuşturmadaki olağanüstü canlılık, incelikli mizah ve inandırıcılıktaki başarıyla,
ECE NAZ KIZILTAN,
"O GECENİN SABAHI" adlı öyküsüyle başarı ödülüne layık bulunmuştur.

Dil ve anlatımının akıcılığı ve duygu aktarımındaki başarısıyla,
SELİN KAYA,
“KOYU KIRMIZI” adlı öyküsüyle başarı ödülüne layık bulunmuştur.

Son derece yalın, içtenlikli ve doğal anlatımı, hiç aksamayan kurgusu ve çok başarılı duygu aktarımıyla,
ALİ CAN ÖZEN,
“GÜN IŞIĞIM KAYIP” adlı öyküsüyle başarı ödülüne layık bulunmuştur.