FÜRUZAN
diye bir öykü…
 
İlk kitabı Parasız Yatılı'yla 1972 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı,  ilk romanı 47'liler ile 1975 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazandı. “Sevda Dolu Bir Yaz, Berlin’in Nar Çiçeği, Benim Sinemalarım, Balkan Yolcusu, Gecenin Öteki Yüzü” gibi roman, öykü, röportaj türlerinde yazdığı eserleriyle tanıdığımız Türk Edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Füruzan, 16 Mayıs 2014 Cuma günü konuğumuz oldu.
Füruzan’ın yazarlık deneyimlerini ifade ettiği söyleşisinden çıkardığımız bazı notlar…

“İnsanlar itiraz ettikleri şeyler kadar insan olabilirler.”
“Bugün düşündüklerimi yazar olmama borçluyum.”
“Yazar olmak için okumuyordum, böyle bir tasarım yoktu. Çünkü çok seçkin yazarları okuduğumda böylesine yetkin bir şey yapabilir miyim diye yanına bile yaklaşmadım.”
“Edebiyat sanatların içinde en zor olanı. Çünkü sözcüklerle yapılıyor. Sözcükler yorgundur. Gündelik hayatımızda boyuna kullanırız. Öyle bir şey yapacaksınız ki bir zemin üzerine bu sözcükleri yayacaksınız, karşınızdakiler yordukları ve kullandıkları bu dille sizi okuyacaklar ve onun içine girecekler.”
“1968’de birdenbire yazmaya karar verdim, çünkü bana teslim edildiğine inandığım birtakım olaylar, insanlar, durumlar vardı. Bunları adaletli bir şekilde anlatmalıydım. Adalet duygum çok önemliydi. Beni yazmaya iten bu oldu.”

“İnsan hayatta merak ettiği kadar kendini zenginleştirir.”
“Bazı akıllı ve yetenekli insanlar kitaplar yazmışlar. Sizden bir hizmet istemiyorlar, hazır duruyorlar, Tek hizmet ayıracağınız vakit. O kitaplar bana çok hizmet ettiler, benim yetişmemde çok büyük payları var.”