Makale Listesine Dön...
 
Genetiği Değiştirilmiş Ürünler, Yararları ve Riskleri

Son yıllarda dünya çapında artan ekim alanları ile toplumun en çok ilgilendiği konulardan biri genetiği değiştirilmiş organizmalardır.

Biyoteknolojik yöntemlerle kendi türü haricinde bir türden gen aktarılarak belirli özellikleri değiştirilmiş bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara ‘’Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ya da ‘’transgenik’’ denilmektedir.(1) Bugün artık GDO’ların  yararları,  zararları ya da riskleri de tartışılmaktaıdır. (2) Bu yazıda ki esas amaç tüketicinin GDO’lu ürünleri daha iyi tanıyabilmesidir.

Dünya nüfusu hızla artmasına rağmen tarım alanları sınırlıdır. Bu durum tarımsal üretim artışını zorunlu hale getirmektedir. GDO’lu ürünler açlık ve yoksulluğa çare olarak sunulmuşlardır. (2)Büyük çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde bulunan, açlık ve yetersiz beslenme sorunuyla karşılaşan bu insanlar için ‘’Yeşil Devrim’’ önemli bir gelişme olarak görülmüştür. (3)

En çok üzerinde çalışılan özellikler hastalıklara ve zararlılara karşı dayanıklılık, meyve olgunlaşma sürecinin değiştirilmesi, besin ögelerinin zenginleştirilmesi, raf ve depolama ömrünün uzatılması, aromanın artırılmasıdır.(2)

Aslında bugün için esas sorun besinlerin yetersizliği değil dağıtımındaki dengesizliktir. Yani bir yanda insanlar temel besinlere dahi ulaşamazken diğer tarafta obeziteden kurtulmak için çareler aranmaktadır.

Ancak Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya nüfusunun 8 milyara ulaşacağı düşünülüyor. Tarım alanlarını attırmak mümkün olmadığı için birim alanda en yüksek verimi elde edecek şekilde üretim  yapmak gerektiği de öngörülmektedir.(4)

GDO’lu ürün grubunu doğal gıdalardan ayıran en belirgin farklılık binlerce yıllık doğa testinden henüz geçmemiş ve zararsızlığının henüz kanıtlanmamış olmasıdır. GDO’lar hakkında olumlu ve olumsuz görüşler ve yayınlar bulunmaktadır. Ülkemizde ve dünyada gündemi meşgul eden ve merakla izlenen bu ürünlerin ekonomik katkıları dışında doğa ve hayvanlar üzerinde olası etkileri hakkında bilime dayalı verilere ulaşmak gerekmektedir. Bir canlı, yapısına yabancı olan maddeleri tanıyabilme ve mücadele edebilme özelliklerine sahiptir. (5). GDO’lu ürüne eklenen genin vücut tarafından uzun dönemde nasıl algılanacağı henüz tam olarak bilinmemektedir. Bu proteine canlı vücut organizmanın yabancı madde etkisi göstermesi ve bağışıklık sistemini uyarması olasılığının incelenmesi objektif sonuçlara ulaşılması gerekmektedir. (5)

Teknolojide meydana gelen her gelişmenin toplumsal bir boyutu vardır. Bu gelişmeler toplumun ihtiyacını karşılamak veya toplum yaşamında değişiklik yapmak amacındadır. Bilimin hızla ilerlemesi ve gittikçe anlaşılması güç ve daha karmaşık hale gelmesi  toplumda kaygı yaratmaktadır.(2) Bu nedenle GDO’lu ürünlerin güvenirliliği tüketiciler tarafından kuşkuyla karşılanmaktadır. Ekonomik katkıları dışında; doğa, insan ve hayvana etkileri araştırılmalı, sadece yarar- maliyet bakış açısı ile değerlendirilmemelidir. Transgenik ürünlerle labaratuvar ortamında yapılan çalışmalardan olumlu sonuçlara ulaşılsa da uzun dönemde tüketici sağlığına  etkileri henüz bilinmemektedir. (5)

Transgenik bitkilerle ilgili en önemli problem kullanılan ülkenin doğal yapısını etkileme tehlikesidir. (6 ) Eğer geliştirlen mikroorganizmalar ortama hakim olursa, doğal ortam bozulacaktır. Çevreye ve biyoçeşitliliğe olabilecek bir etki de, tek yönlü evrimin teşvik edilmesidir. Bitki çeşitlerinin teknoloji ürünü haline gelmesi geleneksel çiftçilikle ve yerel türlerin kullanımında olumsuz etkilere neden olacağı öngörülmektedir. (7)

İlk genetik modifiye gıda maddesi, 1990’lı yılların  başında pazara sunulmuş olan domatestir. Genetiği değiştirilmiş ürünlerin en yaygın olanları soya, pamuk, mısır ve kanoladır. Bunların yanı sıra pirinç, balkabağı, papaya, ayçiçeği, yer fıstığı, kolza , bal kabağı, bazı balık türleri, bisküvi, bebek mamaları, çikolata, hazır çorbalar gibi işlenmiş ürünlerdir.(8) Muz, ahududu, çilek, kiraz, ananas, biber, kavun, ve karpuzda çalışmalar sürmektedir.( 9 )

 Bu konuda yapılan çalışmaların çoğu ise GDO üreticisi firmalar tarafından yürütülmüştür.(5)

GDO’lu ürünlerin ekim alanlarına ülkeler bazında bakıldığında en önemli payı % 50 ile ABD ve ardından sırasıyla Arjantin, Brezilya, Kanada, Hindistan, Çin, Paraguay alır. (Kaynak: http://www.isaaa.org)

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalara

Kimler Karşı Çıkıyor

Organik tarımcılar

Çevreci örgütler

Tüketici örgütleri

Bazı politikacılar

Tarımsal üretici örgütleri

Küreselleşme karştları

 Bazı akademisyenler...

Kimler Destekliyor

Üretici firmalar

Tarımsal üreticiler

Blimsel kurumlar

Uzman kamu kuruluşları

Bazı ülkelerde tüketiciler ...(10)

Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi tarafından ülkemizde tüketicilerle yapılan bir çalışmada GDO’lu ürün ve gıdalar hakkında önemli bir bilgi kirliliği ve karmaşası yaşandığı belirtilmiştir. Kurgusal açıklamalar,  tüketicilerin yanlış yönlendirilmesi ile gıda sanayide yer alan tüm ürünlere karşı kuşku oluşturabilmektedir.. (8)

SONUÇ

Transgenik ürünler hakkında devam eden çalışmalara rağmen yeterince deneysel bulgu olmadığından yararları veya zararları konusunda kesin bir yargıya varmak henüz mümkün değildir. Çevreye ve gelecek nesillere etkilerinin gecikmeden araştırmalarla saptanması ve önlemler alınması gerekmektedir. Tüketiciler, seçimlerini  tercihlerine göre yapabilmesi için gıda etiketlerinde GDO’lu ürün açıklamasına yer verilmesi gerekmektedir. Bu konuda halkın bilinçlenmesi  oldukça önemlidir.( 6)

                                                                                        

KAYNAKLAR

1-Farklı Boyutlarıyla Genetiği Değiştirilmiş Mikroorganizmalar. Ankara Tabip Odası, Mart 2010: 9

2-Genetik Modifiye Gıdalar. Veteriner Hekimler Dergisi, Cilt:77-Sayı:2, 2006:177 A. Gücükoğlu, Ö. Küplüoğlu

3-Açlık ve Yetersiz Beslenme Sorununa Çözüm Olarak Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar. Finans Politik & Ekonomik Yorumlar. Cilt:46- Sayı:527,2009:49, S.Cengiz

4-Sofralarımızdaki Tatlı Dert, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve Halk Sağlığına Etkileri. Türk Biyokimya Dergisi Sayı:31, 2006:155, İ. Kulaç, Y. Ağırdil, M. Yakın

5- GDO ve İmmun Sistem. Türk Tarım. www.tarim.gov.tr Mayıs- Haziran 2010:54, H.Özpınar, İ.H. Tekiner

6-Genetik Olarak Değiştirilmiş Organizmalar(GDO)’A Genel Bakış, Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi, Cilt-66-Sayı:4, 2009:180, P.Kaynar

7- Genetik Modifiye Organizmaların Taşıdıkları Riskler. http://www.gimdes.org/genetik-modifiye-organizmalarin-tasidiklari-riskler.html

İzmir İl Çevre Orman Müdürlüğü D.Sarıkaya

8- Genetik Modifikasyon ve Türk tüketiciler- kentli tüketicilerin genetik modifiye organizma ve gıdalara yönelik farkındalıkları. Ankara Üniv Vet Fak Derg, 60, 2013-213, I. H. Kaya, Nç Konar, E. S. Poyrazoğlu, N. Artık

9- Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri. Gümüşhane Univ Sağ. Bilimleri Dergisi, 2013- 27, S. Ö. Ergin, H. Yaman

10- Toplumun Genetiği Değiştirilmiş Ürünlerle İlgili Bilgi Düzeyi ve Bu Ürünleri Kabul Ederlik Durumu. 2D. T. Atikan, A. Bülbül, O. Coşkun, I. B. Çakmak, O.C. Özkan, Ö. Taş Danışman: Dr. Elif Durukan 

Süheda İMAMOĞLU
Beslenme Uzmanı