Makale Listesine Dön...
 
Dost Bakteriler, Probiyotikler ve Prebiyotikler

İnsanoğlu tarih boyunca hep daha uzun süreli yaşamak istemiş, bu nedenle farklı yöntemler denemiştir. Sağlıklı ve temiz suyun elde edilmesinden sonra bugün için en etkili yöntemin diyet ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi olduğu ancak kısa bir süre önce gösterilmiştir. Bizim kültürümüzün ürünü olan ve dünyaya yayılan probiyotiklerin yani yararlı bakterilerin en zengin kaynaklarından biri yoğurt, Kafkas ve Orta Asya’da yaşam süresi uzunluğunun kaynağı kabul edilmiştir. Ayrıca Bulgar köylülerinin fark edilir derecede uzun ömürlü olması probiyotikleri kullanmalarına bağlanmıştır.

Yunanca bir terim olan probiyotik ‘’yaşam için’’ anlamına gelir.

Yüz yıl önce başlayan ‘’Probiyotiklerin tanımlanması ve işlevlerinin belirlenmesi’’ süreci ancak son on yılda hız kazanmıştır.

Probiyotikler, sindirim sisteminde yaşayan sağlığı destekleyen canlı mikroorganizmalardır.Probiyotik bakterilerin besinlerine prebiyotik,  probiyotik ve prebiyotikleri bir arada bulunduran besinlere ise sinbiyotik denir. Sinbiyotik besinlerin raf ömrü daha fazladır.

Probiyotiklerin çoğu belirli hastalıklarda kullanılsa da temelde sağlıklı kişilere yöneliktir.

Çocuklar İçin Probiyotikler
Anne sütü probiyotik bakterileri ve onların besinleri olan prebiyotikleri bir arada bulunduran simbiyotik bir besindir. Yaşam boyu sahip olunacak barsak florası bebeklikte kazanılır. Bu nedenle bebeklerin anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir.

Ülkemizde 4 yaş sonrası çocuklarda görülen süt şekeri laktoza bağlı sindirim problemleri probiyotik ürünlerin kullanımı ile azalmaktadır.

Probiyotikler olumlu etkileri nedeniyle çocukluk çağındaki kullanımları desteklenlenmelidir. Tüketimleri sadece meyveli yoğurtlarla sınırlı kalmamalıdır.

Sindirim sistemi insanoğlunun dış dünya ile ilişkisini sağlayan sistemdir. Ağız yolu ile aldığımız yiyecek ve içeceklerle tabiatın görünmeyen canlıları olan bakterileri sindirim sistemine aktarırız. Sindirim sisteminde bizimle birlikte yaşamaya başlar ve bizim bir parçamız olurlar.

Sağlıklı bir barsak yüzeyi dost bakterilerin çokluğu ile oluşur. Dost  bakteriler hastalıklara karşı korur, yaşam süresini uzatır.

Probiyotiklerin Görevi
• Bağışıklık sistemini güçlendirmek
• Yiyeceklerin hazmını kolaylaştırmak
• Vitamin sentezi yapmak
• Zararlı maddelerin kan dolaşımına geçmesini önlemek
• Besin allerjilerini ve egzamayı önlemek
• Kanseri önlemek
• Yaşlanmayı yavaşlatmak
• Kronik iltihabı hastalıkların oluşumunu engellemek
• Depresyonu hafifletmek
• İshali önlemek ve tedavi etmek
• Kabızlığı tedavi etmek

Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Probiyotiklerin çoğu sınırlı bir süre için canlıdır. Tüketiciler probiyotik ürünleri satın alırken ambalaj üzerindeki bilgileri dikkatle okumalı, bakterilerin canlılığından emin olmalıdır.

Buzdolabında saklanan probiyotikli ürünler için raf ömrü 3-6 haftadır. Kuru ürünler de bu süre 12 ay olmakla birlikte probiyotik miktarı azalır. Bu nedenle üretim tarihi yeni olan probiyotik ürünler tercih edilmelidir.

Öncelikle yetişkinlerle, daha sonra çocuk, bebek ve hamilelerle yapılan araştırmalar kullanımlarının güvenli olduğunu göstermiştir.

Günümüzde sağlıklı bir yaşam ve hastalıkların tedavisinde probiyotik bakterilerin yeri tartışılmaz bir konumdadır. Sindirilmeyen karbonhidratlar, en önemli probiyotiklerden biridir.

Etten zengin batı usulü diyet başta olmak üzere proteinden zengin besinlerin pişirilmesi sırasında oluşan zararlı bileşiklerin etkileri barsaktaki probiyotik bakterilerle azalır.

Kansere karşı koruyucu etkilerinin mayalanma işlemi ile ilişkisi yanı sıra bakteri hücresi sayısına bağlıdır.
Günümüzde, temel eğitimi beslenme olmayan, beslenme bilimine insan sağlığı yönünden bir bütün içinde bakmaktan uzak kişilerin diyet önerileri toplum sağlığına zarar vermektedir.  Popüler kültürün gözde konusu zayıflama veya zayıf kalma diyetleriyle bireyler vücudun ihtiyacından fazla et tüketimine yönlendirilmektedir. Et ve hayvansal yağdan zengin, posadan fakir diyet barsak yüzeyini olumsuz yönde değiştirir.

Sağlık için temel besin olan ekmeğin ve vücudumuzda probiyotik etkileriyle  başta yoğurt, kefir, boza, pırasa gibi mevsiminde tüketilen sebze ve meyvelerin yani geleneksel beslenmenin önemi gözden kaçırılmamalıdır.

Probiyotik bakteriler ve onların besini olan prebiyotiklerden zengin menüleri tercih eden, mevsiminde ve doğal beslenenler daha sağlıklı yaşayacaklardır.

Probiyotik besin destekleri içerisinde insan sağlığına olumlu etkileri olan mikroorganizmaları içeren, çeşitli enzim, vitamin ve aroma bileşenleri ile hazırlanmış kapsül veya tablet haline getirilmiş preparatlardır. Bu ürünler vücudun nemli ortamında tekrar büyümeye başlar ve aktifleşir.

Şartları gereği probiyotik gıdalara ulaşamayan kişiler zaman zaman bu preparatlardan yararlanabilirler. Yaş, cins ve kullanım süreleri açısından hiç bir sakınca yoktur.
 
Dyt. Süheda İMAMOĞLU

Kaynaklar;
1-N.İnanç, Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler, Selen Yayıncılık, 2013
2- G.Kanra, A.Kara, Pre- Pro ve Simbiyotikler,Katkı,Cilt:26, 2004
3- A.Somer,Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler, Selen Yayıncılık, 2013
4-G. Köksal, Pre- Pro ve Simbiyotikler,Katkı,Cilt:26, 2004
5-H.Özen, Pre- Pro ve Simbiyotikler,Katkı,Cilt:26, 2004
5- G.Kanra, A.Kara, Pre- Pro ve Simbiyotikler,Katkı,Cilt:26, 2004
6- T.Coşkun, Pre- Pro ve Simbiyotikler,Katkı,Cilt:26
7-A.Aydın, Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler, Selen Yayıncılık, 2013
8- R.V.Yağcı Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler, Selen Yayıncılık, 2013
7- B.Yalçın, C.Akyüz, Temizel Pre- Pro ve Simbiyotikler,Katkı,Cilt:26

Süheda İMAMOĞLU
Beslenme Uzmanı