Makale Listesine Dön...
 
Beslenme Bilimi ve Sağlık

Sağlıklı beslenme; sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi için gereken tüm besin gruplarından yeterli miktarda tüketmek anlamına gelir.

Diyet ise genellikle kilo kaybetmek amacıyla yapılan perhizi ifade etmek için kullanılır.  Diyet kelimesi esasen bir gün içindeki tüm öğünlerde olmak üzere bir hafta, bir ay ve bir kaç aylık zaman dilimi ve daha fazlasında hangi besin ne kadar yenilmelidiri ifade eder.

Kişinin canının çektiği ya da keyif aldığı şekilde beslenmesi, geçmiş deneyimleri, alışkanlıkları, dini inançları ve geleneklerinin bir sonucu olarak toplumdan topluma kişiden kişiye değişir. Her toplumun kendine özgü mutfak ve beslenme kültürü vardır. Mutfak kültürünün özelliği yemek hazırlama, pişirme, besin seçimi ve sofra düzeni ile öne çıkar.

Toplumların sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamlarındaki değişmeler beslenme alışkanlıklarını da etkiler. Toplumlar arası iletişimin artması ile diğer toplumların besin seçimlerine kolay ulaşılması geleneksel beslenmenin önemini azaltmıştır.

On sekizinci yüzyıla kadar besinlerin tek bir ögeden olduğuna inanılıyordu. Bu nedenle de belirli besinleri yemenin veya yememenin, çok yemenin ve az yemenin sağlık üzerine etkileri tartışılıyordu.
Modern kimya ve fizyoloji bilimi onsekizinci yüzyılda epey gelişmeler kaydetmiştir. Antonie Lavoiser, oksijen alıp karbondioksit verme şeklinde oluşan solunumun yaşamsal bir olay olduğunu göstermiştir. Oksijen ve karbondioksit gazlarının ölçülmesiyle vücutta besin maddelerinin yanması sonucu oluşan ısı saptanarak,  fazla çalışan kişinin fazla ısı meydana getirdiğini, bu nedenle de fazla besin alması gerektiğini ortaya koymuştur.

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında besinlerin bileşimleri tayin edilmeye başlanmıştır.
Yirminci yüzyılın başlarında besinlerin protein, karbonhidrat ve yağdan başka çeşitli madensel maddeleri ve vitaminleri içerdiği bulunmuştur. Laboratuvar şartları ve insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda besinlerde bulunan besin ögeleri ayrı ayrı ele alındığında her birinin vücut için elzem olduğu gösterilmiş,  yetersizliğinde büyümenin ve sağlığın tam olmadığı belirtilmiştir.

İyi bir diyet, sağlıklı yaşamı destekleyen yaşan tarzıdır ve birden fazla besin grubunu bir arada bulundurur. Beden gelişiminin tamamlanması ve sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi için elliye yakın besin ögesinin her birine ihtiyaç vardır. Hiçbir besin grubu tek başına gerekli tüm besin öğelerini karşılayamaz. Bu nedenle temel besin gruplarının her birinden her gün yenilmesi gerektiği günümüz beslenme bilimi bilgileri ile önerilmektedir.

Tam tahıllar
Tam tahıllar, posa, mineral ve vitaminlerden zengindir. Bulgur, yulaf ezmesi, esmer pirinç, karabuğdaydan yapılan ekmek ve makarnalar tam tahıllar grubundaki besinlerdir. Her öğün 1-2 porsiyon tam tahıl tüketilmelidir.

Meyve ve sebzeler
Meyve ve sebzeler, yüksek vitamin, mineral ve posadan başka vücudu toksinlere karşı dirençli kılan antioksidanları içerirler. Sağlıklı bir diyet için günde en az beş porsiyon meyve ve sebze tüketilmesi önerilir. Dondurulmuş, kurutulmuş ve konserve edilmiş meyve ve sebzeler buna dahildir.

Proteinler
Proteinler, vücudun yapı taşlarıdır. Büyüme, gelişme ve yaraların kapanması için gereklidirler. Proteinden zengin besinler vücut için elzem olan çinko, demir, magnezyum mineralleri ile bazı B vitaminlerini içerir.  Kırmızı et, beyaz et, balık, yumurta ve son olarak kuru baklagiller protein grubundaki besinlerdir.

Süt ve süt ürünleri
Süt, yoğurt, ayran, peynir, kefir dengeli bir diyette her gün olmalıdır.
Ne yediğimiz kadar hangi saatlerde yediğimiz de aynı derecede önemlidir. Kahvaltı, önemi öncelikli öğünlerinden biri olmakla birlikte diğer iki ana öğün ve ara öğünler de bir gün içinde yerini almalıdır.

Kaynaklar
1-History Learning Site, Antoine Lavoisier
2-A. Baysal, Genel Beslenme 2002, Hatiboğlu
3- L. Kathleen Mahan, Sylvia Escott- Stump Nutrition Basics, 2008, Krause’s Food&Nutrition Therapy

Beslenme Uzmanı
Süheda İMAMOĞLU

Süheda İMAMOĞLU
Beslenme Uzmanı