Skip Navigation Links
TR | EN
 
ANASAYFA ANA SINIFI İLKOKUL ORTAOKUL LİSE
  ETKİNLİKLER
 
 
   
 
 
 
VELİ Veli > Veli Görüşleri
Veli Görüşleri
 

 Evrim Çetiner 
Ben çok hoşuma giden bir ayrıntıyı paylaşmak istedim sizinle. Naz'ın yarı yıl tatilinde okuduğu kitap.. Evet okul kitaplarımız ile sene başında edindiğimiz ve sunum yapmak adına görevlendirildikleri kitap, Cary Fagan'ın 'Yol Arkadaşım Banço' kitabı..

İçinde öyle güzel ayrıntılar işlenmiş, öyle güzel bir çeviri ile sunulmuş ki etkilenmemek imkansız. Tabii her şey nereden baktığımızla ilgili, ben Naz adına çok mutlu oldum. Vakıf olmadıklarına vakıf oldu, bilmediği sözcük ve kavramlarla tanıştı.

Başta size ve sizin nezdinizde emeği, fikri geçen herkese teşekkür etmek istedim.

İyi çalışmalar, sevgiler.


 Sibel Kavrayış 
Ben 5-C sınıfından Kaan Kavrayış'ın velisiyim. 17 Aralık 2011 tarihinde okulunuzda yapmış oldukları "Dengeli Beslen,Sağlığa Seslen" konulu sunumları bir harikaydı. Emeği geçen başta Çiğdem Hanım ve Fen ve Teknoloji öğretmeni  Anday Kahyaoğlu'na sonsuz teşekkür ve şükranlarımı sunmak istiyorum. Bünyenizdeki bu değerli öğretmenleri kutluyorum. Çocuklarımıza vermiş olduğunuz özgüvenler bizler için o kadar önemli ki... bunu ifade edebilmek inanın çok zor. Oğlumun heyecanı bir o kadar bizleri de heyecanlandırdı. 

Ayrıca 21 Aralık 2011 tarihli "Yılbaşı Konseri"niz  muhteşemdi. İyi ki bizler sizlerle beraberiz, iyi ki oğlum "Sezin" gibi çok özel bir okulda okuyor. Hepinize herşey için çok teşekkür ediyorum. Çocukların  çalışmalarında emeği geçen tüm öğretmenleri canı gönülden kutluyorum. İyiki varsınız, iyiki varlar...

Bir de oğlumu çok mutlu eden olaydan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Öğle yemeğini onlarla yemenizden nasıl mutlu olmuş anlatamam. Sizi de aralarında görmek onlara galiba farklı duygular yaşatıyor.Bunun için de çok ama çok teşekkürler...

2012 yılının tüm "Sezin Ailesi"ne mutluluk , sağlık ve başarı getirmesini diliyorum. Hepinizin Yeni Yılı Kutlu Olsun.....

Sevgi ve Saygılarımla,

 Çağla Bozer
Öncelikle hepinize verimli bir ikinci yarıyıl ve kolaylıklar dilerim. Sizleri bir konuda görüşlerimi aktarmak ve teşekkürlerimi iletmek amacı ile rahatsız ediyorum.

Kızlarımın okul seçiminde en çok dikkat ettiğim konu akademik başarının yanı sıra sosyal açıdan da hayata sağlıklı ve doğru bir denge içerisinde hazırlanmaları idi. Bu nedenle, yetenekli oldukları ders dışı aktivitelerin tespit edilip o alanlarda da gelişim imkanı sunulması önceliğim oldu. 

Ben ortaokul yıllarımdan üniversiteyi bitirene kadar uzun yıllar okul ve kulüp takımlarında lisanslı basketbol oynadım, bunun kişisel ve sosyal gelişimime büyük faydalarını gördüm. Bana kazandırdığı hayat duruşu ve bakış açısı ile hep gurur duydum.  Ve istedim ki kızlarımın hayatında spor mutlaka akademik başarı ile kol kola, birbirini kuvvetlendirerek yürüsün. Bu düşünce ile iki yıl önce Akademi Sezin ile başladığı yüzme sporuna 3-C sınıfı öğrenciniz kızım Aslı son 1.5 senedir okul takımımız ile devam ediyor.  Bu süre içindeki gelişimi bizleri tahminlerimizin de çok ötesinde mutlu ediyor ve gururlandırıyor. Haftanın beş günü okulumuz havuzunda günde iki saatini yüzme sporuna ayıran Aslı, bunun yanı sıra okulumuz adına il seviyesinde yüzme müsabakalarına da katılıyor. Takım arkadaşları ile birlikte bu erken yaşta elde etmeye başladıkları başarılar yalnızca onu daha çok motive etmekle kalmıyor, aynı zamanda inandığı şeylerin peşinden gitmenin önemini, emek ve kazanım denklemini, takım olma bilincini, ve kaybetme olgunluğunu kazandırdığı gibi ona yüksek bir özgüven de sağlıyor. 

Okulumuzun yüzme sporuna verdiği önem, sağladığı fiziki imkanlar, öğretmen/antrenör seçiminde gösterdiği büyük özen, son iki yılda gözlemlediğim üzere başka okullarda eşine rastlanmayan bir seviyede. Çocuklarımız aynı bina içinde ders çıkışları kütüphanede ödevlerini takım arkadaşları ile birlikte tamamlıyor, ardından antrenmanlarını yaparak akşam evlerine dönüyorlar. İstanbul şartlarında çok önemli ve özel bir imkana sahip olduğumuzun yakın idraki içindeyiz. Yarıyıl tatilinde okulumuz öğrencilerinin katıldığı Marmaris yüzme kampı ve yarışları da çocuklarımızın artık emeklerinin meyvelerini toplamaya başladıkları bir sürece tanıklık etti. Hocaları ile birlikte 5 gün ailelerinden uzak kamp yapan ve yarışlara katılan çocuklar, kazandıkları deneyim ile döndüklerinde adeta birer yaş daha büyümüşlerdi.

Yüzme şubemizin değerli öğretmenleri Mesut Erdoğan ve 2005 grubumuza 1.5 yıldır büyük emek veren Cihan Karslı öğretmenlerimize hem işlerine hakimiyetleri, hem de çocuklarımız ile yeri geldiğinde öğretmen/antrenör, yeri geldiğinde bir ağabey gibi davranarak kurdukları özel ilişkileri nedeni ile sizin nezdinizde teşekkür etmek isterim. Okulumuzun her alanda gösterdiği özenin en güzel örneklerinden birine yüzme branşında da yaptığınız seçimler ile tanıklık etme şansımız olduğu için kendimizi şanslı hissediyoruz.

Sizlere teşekkürlerimi iletmek istedim, umarım eğitimci ekibimiz ve çocuklarımız ile birlikte okulumuzu yıllar içinde daha nice başarıda birlikte alkışlıyor olacağız.

Saygılarım ve teşekkürlerim ile,

 Taner ÇINAR
"Çok genç yaşta vefat eden muhteşem bir kadın öğretmenimiz, 12 Eylül darbesi ortamında Konya gibi muhafazakar bir şehrin merkezi olmayan bir ilkokulunda, bir hafta sonraki kolej sınavlarının ikinci basamağını filan da takmadan bir yıl sonu gösterisi yapılmasını sağlamıştı. Sahne olarak kullanılan sıraların üzerinde sergilediğimiz piyesteki Şahin Bey rolümün repliklerini hala hatırlıyorum.
 
Hem beden eğitimi öğretmenimiz hem de hentbol antrenörümüz olan Ahmet Hoca ilk kez sınıflararası hentbol şampiyonası düzenlemişti Anadolu Lisesi'nde. Şampiyonluk sonrası bize hediye edilen kartuşlu dolmakalem kadar "anlamlı" yazan bir kalemim daha olmadı galiba.
 
Solist ve gitarist olarak liderliğini şimdinin çok iyi basçılarından (hayatını mühendis olarak kazansa da) bir dönem büyük arkadaşım Alper Yılmaz'ın yaptığı Ankara Fen Lisesi orkestrası, Milliyet Liselerarası Müzik Yarışması'na katılmış ve hakedilmiş bir birincilik almıştı. Zaman cumhuriyetten ilanından hemen sonra   Hayatımda ilk kez dinlediğim 'Sultans of Swing'le sergiledikleri muhteşem performans ve duyduğum heyecan "fen" lisesinden aklımda kalan en önemli anlardan biri. "

 
Değerli Sezin Okulu Eğitimcileri,
 
Sezin konserleri belirgin bir şekilde bir öncekini aşarak, bize harika zamanlar yaşatıyor. Ebeveynlerin kendi evlatlarıyla gururlanmasına vesile olmasının çok ötesine taşınabilen, bayağı bayağı bir sanat ve eğlence hazzı aktivitesi durumundalar. Ben kendi adıma Deniz'i orada görmenin önüne geçen bir mutluluk yaşıyorum. En kısa tanımıyla, sanırım "tazeleniyorum". Öğretmeniyle keman performansına başladığında dudaklarını ısıran İpek'in, bitirdiğinde içi gülen gözleri, Avram'ın bir filarmoni orkestrasına "baş" kemancı olmasının yarattığı tedirginlik dolu gururu, Deniz'in arpıyla sunduğu zerafet, Batıkan'ın gitarıyla "yaptıkları", her bölümüyle bir şeyler anlatan repertuar(lar), müzik öğretmenlerinin -sanırım zevk de alarak- öğrencilerine eşlik etmeleri, 300 kadar çocuğa sahne tozu yutturmak, alkış zevkini yaşatmak... Çok hoş çok. Bu şahane kazanımlar çocuklarımızda kalacak ve değerli anılar olarak belleklerinde yer edecek.
 
Toplumun çeşitli katmanları arasında giderek -ve maalesef- fark açılsa da bu konser(ler) vesilesiyle yeni bir yıla umutla başlamamıza katkısı olan tüm öğretmenlere, yöneticilere ve okulun üst aklına yalnız kızlarım için değil de bildiğiniz kendim için teşekkür ederim. Eposta adresini bulamadıklarıma da bu teşekkürü iletmenizi rica ediyorum. Sağ olunuz, sağ olsunlar.
 
Emekler boşa gitmez... Yeni yılınız kutlu olsun.
 
Saygılar,

 DORIKUS.COM
http://www.dorikus.com/okul-kararimizi-verdik-ozel-sezin-okullarini-sectik)
Her işimi önceden ayarlasam, araştırsam ve her şey yolunda gitse, su gibi tıkır tıkır aksa hayat daha kolay olurdu . Olmadığı zamanlarda da çoğunlukla şanslı bir insan olduğumu düşünüyorum, nasılsa hep son dakika zorlukları gelir başıma ama geçer sonra. Okul seçimi konusunda da aylar süren kafa yoğunluğu bir anda geçti, bir şekilde sonuca bağlandı.

Takip edenler bilir, aylarca Doruk için hem ona uyan hem anne baba bizim içimize sinen bir okul aradık. Okul kararı başlığında yazdığım ve incelediğim okulları pek çok anne baba takip etti, bana özelden mailler yağdı. Kimisiyle çok detaya indik, telefonlaştık kimisiyle yazışarak yaşadığımız deneyimleri paylaştık. Son kararımı soranlar için de bu yazıyı hazırlamam şart olmuştu. Biz okulumuzu seçtik, hem de bir sürprizle beraber!

Ne arıyordum ben ?
Yeşil alanı, bahçesinde koşacak zıplayacak mekanı olan bir okul, öğretmenlerinin ne çok genç ne de çok yaşlı olmadığı ancak eğitimde deneyimli bir kadro, çocuk psikolojisine dikkat eden bir rehberlik servisi, sadece sosyal olanaklarını öne çıkarmayan, eğitimi önemsizleştirmeyen bir kurum, yabancı dile önem veren ve çok uluslu kültürlere yatkın bir bakış açısı, klasik müfredata takılıp kalmayan çocukları sosyal açıdan da geliştirebilecek bir anlayış, evime çok uzak mesafede olmayan bir ulaşım imkanı, servis saatlerinin sabah ve akşam çocuğuma eziyet olmayacak şekilde ayarlanmış olması…

Talep etmesi kolay, bulması zordu. Onlarca okulu çeşitli sebeplerden eledikten sonra esas seçimimizin Efdal Okulları olduğunu düşünmüştük. İçime sinmeyen kriterlerin klasik müfredata çok yatkın olması ve sosyal olanaklarının neredeyse hiçliği olduğunu bir kenara bırakırsak eşimin ” bu yıl verelim deneriz olmazsa alırız” yaklaşımı da beni huzursuz ediyordu. Ben çok taraftar değilim böyle sık değişimlere. Çocukların bu yaşta değişimlere kolay adapte olduğu ve bizler kadar olayı büyütmediği hep kulağıma çalınıyor. Ama ben oğlumu her duygusal tepkisinden, reaksiyonundan takip ediyor ve bana olan benzerliği ile ” sevgiyle, sakince ikna edilmeye olan ihtiyacından” dolayı tanıyorum. Anadolu lisesinde okuyorum, ortaokulda ve lisede bile sınıflarımız karışıyor, bölüm seçimlerimizde arkadaşlarımızdan ayrılıp, tüm yazı endişeyle geçirip, acaba hangi sınıfa düşeceğim derdim. Ben de böyleyim işte, sevgiyle bağlı olduklarımdan kolay ayrılamıyorum. Doruk da bana çok benziyor, henüz kendi için önemli değişimleri zırt diye kabullenemiyor, önceden alıştırılır hazırlanırsa hayat daha az karmaşık onun için.
Böyle böyle son kararı netleştirmek için beklerken bir gün blogger baba arkadaşım Cesur ile görüştük.  Eşimin de ilkokulda mezun olduğu , Çekmeköy bölgesinin girişinde yer alan Sezin Okulları’nı seçmişti. “Ama mesafe, ama yol , o kadar da yakın değil bana” vs. diye söyleniyordum ki tuttu kolumdan okulan götürdü. Mesafeyi ölçtürdü, okulun yetkilileriyle görüştürdü. Eşimi öğrenince 85 senesinin mezunlar kitabını açıp, şak diye bulup göstermeleri de ayrı bir sürprizdi benim için. Daha da önemlisi, ilk defa, bunca okul gezdikten sonra ilk kez, o okulun kapısından girerken hissettiğim şeyler oldu. Yukarıda bahsettiklerim içinde arayıp da bulamadığım belki sadece okula sabahları servisle 40-45 dakikada gidecek olmasıdır. Efdal’i seçseydik de  30-35 dakikada gidecekti .

Akşama eve kafam iki kat daha karışık geri döndüm. Bu yıla dek okuduğumuz okulun hazırlık sınıfında kayıt işlemleri sırasında maddiyattan kaynaklanan ve bana çok ters gelen yaklaşımları da üstüne tuz biber oldu. İki üç kez daha gittim, görüştüm. Doruk’u gördüler, benden bağımsız bir 30-40 dakika eğlendiler. Okulu gezdirdiler bize ana oğul. Birisi ( ! ) laf aramızda pek beğendi. Yüzme havuzuyla tavladılar sanırım çocuğumu :)

Oğlumun babaannesi öve öve bitiremez, “Sezin çok iyi okuldur ama siz uzak diye vermek istemiyorsunuz “derdi. Kayınvalidesine karşı çıkan sonra tükürdüğünü yalayan bir gelini okuyorsunuz şu anda. Gittik mesafeye baktık, Altunizade bölgesinden kolaylıkla ulaşınca ön yargımız biraz kırıldı ve biz o okula kayıt yaptırdık işte.

Yaz sonunda tanışma günü ve yeni başlayanlar için adaptasyon günlerimiz olacak. Kasım 2009 doğumlu ve sene sonu grubu çocuklarıyla beraber yeni eğitim yılında Hazırlık sınıfına başlayacak. Şimdilik sosyal olgunluk açısından devam edebilecek gibi görünüyor. Seneye ilkokul bire hazır mı değil mi yeniden değerlendireceğiz. Doğru bir karar olduğunu sanıyorum, içim rahat bir şekilde uyumaya başladım, darısı tüm karar aşamasındaki anne babaların başına.

Bir Velinin Günlüğü – Okul Tanışma Günü
(http://www.babaolmak.com/kisisel/bir-velinin-gunlugu-okul-tanisma-gunu)
 Yaz aylarının başından beri yazmak istediğim bir konu bu: “Veli Olmak” Alan adını almadım elbette; daha önce bu tip durumlar için ayrı alan adları alıp da ayrı bloglar açmayı denemişliğim var. Oysa ben daha tek blogu anca idare ediyorum deyip, bunu da bir babaolmak.com bölümü olarak hayata geçireyim dedim.

Aslında üç yıldır veliyim. Z; okul öncesi eğitimindeyken de Küçük Kara Balık Çocuk Evi maceramızı zaman zaman yazdım. Ama o zaman durum biraz daha farklıydı. Hem veliydik, hem de pek çok arkadaşımızla birlikte okul kurucusu…

Şimdiki durum oldukça lüks. Bildiğin, herkes gibi veli olduk. Okulun ayakta kalması, gelişmesi, çalışanları, aşçısı gibi dertlerimiz yok ve muhtemelen de olmayacak.

Yazılacaklar listemde aslında okul seçimi; okullara sorulacak sorular; önerilen okullar gibi başlıklar var. Onları da zaman zaman yazacağım. Ama ilk olarak yazacağım şey, “Tanışma Günü” macerası… Tanışma günümüz geçen haftaydı; bir haftadır vakit buldukça parça parça yazıyorum bu yazıyı. Yarın okul açılacak hala tamamlayamadım. “Okulun İlk Günü” yazısını yazabilmek için de bunu bir an önce tamamlamam lazım…

Okul gezmeler, görüşmeler ve okul seçimi konusuna ayrıca geleceğim dediğim gibi. O kısmı ileri sardığımızda vardığımız nokta “Özel Sezin Okulu” oldu. Z, bir aksilik, değişiklik olmazsa ilköğretim yıllarını, şu an için sekiz sene gibi görünüyor, Çekmeköy’de Sezin Okulu sıralarında geçirecek. Yeri gelmişken belirtmiş olayım, devlet okulu mu özel okul mu ayrımında ibre özel okula doğru biraz daha yaklaştığından beri ilk tercihimiz ve isteğimiz Sezin’di.

Uzatmayayım; geçtiğimiz Perşembe “Tanışma Günü” vardı okulda. Z sınıf arkadaşları ve öğretmeniyle tanışacaktı. Tabii ki biz de. Okul ve okul düzeni hakkında bilgi alacaktık. Hatta planımız aynı gün kıyafetlerini, kitaplarını vb. de alıp tüm ihtiyaçları tamamlamış olarak günü bitirmekti. (Okul açılışı ise bir hafta sonra, yani bu hafta perşembe olacak)

z_okul_formaİlk olarak kıyafet işini hallettik. Okulun hemen karşısındaki bir mağazada pek çok benzerlerimizle birlikte doğru beden için kıyafetler denedi Z. minyatür eteği, gömleği, boyunbağı, polo tişörtleri, süveteri filan oldu. Tören günlerine özel daha ciddi kıyafetleri ve sıradan okul günlerine yönelik daha rahat kıyafetleri oldu yani. Kıyafet alımı esnasında en büyük soru işareti tören konusu oldu… “Ne töreni?” “Neden tören?” “Törende neden farklı giyinecekmişiz ki?” gibi sorular sorup durdu.

Kıyafet konusunda en güzeli sanırım, başka okulları bilmiyor olsam da, farklı renk üst alternatifleri ve etek, pantolon ve bermuda şort alternatiflerinden istediklerini kombin yapabilecek olması.

El kadar kıyafetlere verilen paralar ve bu alanın ister istemez bir tekel oluşuyla ilgili bir şey yazmama gerek yok. Çözümü var mıdır bilemiyorum. ☺

Kıyafet konusunda söyleyeceğim en önemli şey, sanırım, Z giyinip de bana döndüğündeki yaşadığım heyecandır. Hiç beklemediğim kadar heyecanlandım açıkçası. Sanırım “forma heyecanı” diye bir şey var. Bir de sanırım Z birinden “ilkokulda ciddi olunur” gibi bir şey duymuş. Okul kıyafetleriyle poz verirken inanılmaz ciddi ve hazır ol’daydı. Fotoğraflarına her baktığımda gülüyorum bu yüzden.

Zamanı geldiğinde okula giderken biz de en az Z kadar heyecanlıydık sanırım. Ama farkımız onun yerinde duramıyor oluşu ve biraz önden koşturuyor oluşuydu.

Okula girdiğimizde bir masada Z’nim yaka kartı hazırdı. Üstelik masada bekleyen kişiler daha kapıdan girince tanıyıp ismiyle hitap ediyordu çocuklara. Hemen ardından sınıfının bulduk ve sınıf öğretmeniyle tanıştık. Sınıfı önü bize benzeyen heyecanlı üçlülerle doluydu.

Kalabalık artınca sınıfa doluştuk ve bir beden öğretmeni çocukları peşine takıp dışarıya oyunlar oynayacakları yere götürünce biz de diğer öğretmenlerle tanışma aktivitesine başladık. Okulun, sınıfın genel akışı ve işleyişiyle ilgili bilgiler aldık. Ama asıl detaylı bilgileri ilk veli toplantısında iki hafta sonra alacakmışız.

Okulla ve işleyişiyle ilgili çok detay anlatmayacağım. Toplantı sürerken Z’nin annesine sınıftaki bize benzer velileri gösterip “iyi bak; önümüzdeki seneler boyunca pek çok sıkıcı doğum gününde bir araya geleceğiz” dedim. (İlkokul macerasına geçen sene başlamış arkadaşlardan biliyorum ki neredeyse her hafta sonu birilerinin doğum günü oluyor ve ister istemez katılıyorsun. Öyle ki, bir sure sonra sanırım sosyalleştiğin tek alan çocuğunun okul arkadaşlarının velileri oluyor.

Günün beni en eğlendiren olayı, toplantının sonunda velilerden birinin hepimize oğlunun doğum günü davetiyesini dağıtmış olmasıydı. (Gerçekten de oldu)

Toplantıdan sonra okulun bahçesinde bir şeyler atıştırıldı, çocuklar biraz kaynaştı, okuldan yönetici ve öğretmenlere sorular soruldu: “Kırtasiye malzemelerini nerden alalım” vb vb… Ve bir sure sonra kalabalık azalırken okulun içeri girip Türkçe ve İngilizce kitapları aldık. Etiket fiyatlarına göre indirimli satılıyor olsalar da set halinde satıldıkları için içeriğini bilmediğimizden evde olan bir takım kitapları yeniden satın aldık. (Olacak o kadar) Çocuk kitapçılığı yapan ve yayınevleriyle bağlantısı olan bir veli olmama rağmen kitapları dışardan toplamaya çabalamanın biraz daha indirime sebep olacağını görsem de kaybedilecek ve uğraşılacak vaktin karşılığı olup olmayacağını düşündüğümde kitapları okuldan alıp çıktık. (Öyle ya; daha hepsi kaplanacak ve etiketlenecek)

Bu konuda okulun İngilizce öğretmeni (aynı zamanda veli) yıl boyunca hem bizim, hem çocukların hem de öğretmenlerin hayatını kolaylaştıracak ipuçları verdi bize koşarak:

– Kalemlerin arkasına minik isim etiketleri yazılıp üzerine selobant geçilecek ki çıkmasın. Tüm kalemlere, boyalar dahil yapılması tercih sebebi. Silgiler; çöp hazneli kalemtıraşlar dahil yapılacak bu. Bu yaştaki çocuklar için malzemelerinin çok kıymetli olduğu ve kaybolan malzemelerin büyük krizlere yol açabildiğini duyduk.

– Kitaplar defterler şeffaf kaplanacak. Bu yaşta çocukların –haliyle- okuma yazması olmadığından “kırmızı kitap” “mavi kitap” gibi isimlerle çağrıldığında bulunup getirilebilmesi için şeffaf olmalı.

– Kalem kutuları isimli olacak, yere düştüğünde gürültü çıkarmamaları için tenekeden değil kumaştan olacak, içlerinde az malzeme olmalı ve olabildiğince süssüz olmalı ki birbirlerinin malzemelerine çok fazla takılmasınlar.

– Prit, kalemtıraş, silgi vb yedekli olmalı ve akşam eksik fark edildiğinde ertesi güne aynısından yerine konabilmeli vb vb… Önerilerin sayısı arttırılabilir.

İlk günlerde çocukların ödevleri olmayacağından kitapları ve defterleri de genelde okulda sınıfta durduğundan pek bir çanta taşıma ihtiyacı yok. Çantada su matarası, kalem kutusu ve veli ile öğretmenin haberleşmesine yarayan iletişim defteri olacak gibi görünüyor uzun süre. Dolayısıyla ana okuluna gidip geldiği minnak çantalarından biri işini görecek sanırım uzunca bir süre.

Uzatmayayım; hafta sonu tüm yukarda denenler yapıldı. Onlarca kitap ve defter kapladık, malzemeleri etiketledik. Hepsi okula götürülüp yerlerine konuldu. Artık sırada, yarın sabah yavruyu da götürüp yerine koymak kaldı…

 Taner Çınar
Değerli Sezin Okulu Eğitimcileri, 
Bazılarımızı üzüntü, endişe, utanç, karamsarlık ve maalesef zaman zaman umutsuzluğa düşüren şu yaşadığımız günlerde 21-25 Aralık haftası kermesiyle, resitaliyle, konseriyle ilaç gibi geldi bize. Evde coşku hiç eksik olmadı. Aslında bizde pek coşku sıkıntısı yaşanmıyor  ama heyecanın -ilklerin de yaşanıyor olmasıyla- katlandığını söyleyebilirim. 
 
Final de her zamanki gibi şahane oldu. Konuya ilgi duyduğunu düşündüğüm herkese her fırsatta belirttiğim gibi Sezin Konserleri ebeveynlerin evlatlarıyla gururlanmasının ötesinde bir sanat ve eğlence aktivitesi. Biz de bunu bilen “sanatseverler” olarak 24 Aralık akşamındaki Sezin Konseri’ni akrabalarımızdan hiç birinin sahne almamasına  karşın kaçırmak istemedik. Ve yine tazelendik. Sanatçıların performanslarının tadı damağımızda, 340 kadar çocuğun o haftaki etkinliklerde yer aldığı bilgisi aklımızda kaldı. Bu haftanın etkinliklerine ve 2015’in tamamının verimli geçmesine katkısı olan herkese teşekkürler. Bir şeyler değişecekse böyle değişecek. Bize birkaç süper koşucunun şampiyonluğu değil bir sürü koşan lazım.
 
Eposta adresini bulamadıklarıma da bu teşekkürü ve iyi dileklerimi iletmenizi rica ediyorum. Sağ olunuz, sağ olsunlar.
 
Emekler boşa gitmez...
 
Yeni yılınız kutlu olsun.
 
   
 
 

TV Kulümübüzün gerçekleştirdiği canlı yayınlara ve etkinlik filmlerimize www.sezin.tv adresinden erişebilirsiniz.
 
       
  SEZİN
OKULU
YAYINLARI
Sezin Okulu dergisinin yeni sayısı çıktı
Ulubatlı Hasan Caddesi No:18 34782 Çekmeköy İstanbul Tel: +90 216 64200 10 Faks: +90 216 64200 20 E-Posta: sezin@sezin.k12.tr